RIFT ile Merkezsiz Bir Şekilde Veri Toplanabiliyor

RIFT ile Merkezsiz Bir Şekilde Veri Toplanabiliyor

Paylaş
RIFT ile Merkezsiz Bir Şekilde Veri Toplanabiliyor

Veri depolama, blockchain’in gelecekte en fazla etkili olacağına inanılan sektörlerden biridir. Temel olarak, bu teknolojinin asıl amacı bilgileri güvenli, şeffaf, erişilebilir ve değişmez kılmaktır. Güvenliği kişisel anahtarlar ve yüksek düzeyli şifreleme ile sağlanmaktadır ve bunun yanı sıra, ek yazarlık kanıtı işlevi görebilen zaman damgaları gibi kullanışlı seçenekler de mevcuttur.

Bu nedenle, bu teknolojinin son zamanlarda Türkiye’de hem kripto para camiasının hem de geleneksel sektörlerin dikkatini çekiyor olması hiç de şaşılacak bir durum değildir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı eylül ayında Blockchain’in 2023 Strateji’sinin bir parçası olacağını duyurdu. Bu strateji, teknolojiyi gelecekte kamu idaresinde kullanmak üzere teknolojinin çeşitli durumlardaki uygulamasını analiz edecektir. Bu, blockchain teknolojisinin ülkede popülerleştirilmesi için büyük bir atılım; ancak, beraberinde bir soru da geliyor: önemli veriler blockchain ağında güvende olacak mı ve bu veriler tam olarak nerede depolanacak?

Blockchain ağları söz konusu olduğunda veri depolamaya ilişkin iki yaklaşım bulunmaktadır: ana defter içerisinde olan zincirde teknolojisi ve dış bir depoda tutulan zincir dışı teknoloji. Birinci yaklaşımın en açık ve güvenli olduğu görülmektedir; ancak, buna rağmen ikinci yaklaşım daha popülerdir. Bunun altında yatan sebep ise zincirde depolamaya eşlik eden teknik güçlüklerdir. Her iki yaklaşımın avantajlarını ve dezavantajlarını daha iyi anlamak için bunları daha detaylı bir şekilde inceleyelim.

Zincir Dışı Teknolojisi

Zincir dışı (off-chain) depolama daha ucuzdur ve bakımı daha kolaydır. Zincir üzerine büyük miktarda veri koymayı denersek bu veriler birkaç farklı blok üzerinde depolanacaktır; yani fiyatı daha yüksek olacaktır çünkü her blok için ödememiz gereken bir ücret bulunmaktadır. Ancak, zincir dışı depolama kullanırsak, veritabanı kapasitesini istediğimiz kadar arttırabiliriz. Blockchain projelerinin çoğunluğunun verilerini blockchain dışında depolamasının ana nedeni de budur.

Bununla birlikte, zincir dışı çözümlerin bir zayıf noktası vardır ve bu da güvenliktir. Dosyaların zincir dışına taşınması verilerin harici depoda saklanması anlamına gelmektedir ve ne kadar çok aracı olursa o kadar az güvenli olur. Bu bakımdan, tüm ağ hızı ve kolay idare özellikleri ile zincirde depolama çözümleri, zincir dışı çözümleri oldukça geride bırakmaktadır. Bu nedenle, hassas kişisel veriler ve ticari verilerin depolanması söz konusu olduğunda verimliliğin yanı sıra güvenlik de hayati öneme sahiptir.

Mükemmel bir veri depolama – ne gerektirir?

Bir veri depolama çözümü üretilirken güvenlik ve performans arasında sağlıklı bir denge kurulması önemlidir. Zincirde çözümlerin güvenliği genellikle ağ güvenliği düzeyi ve şifreleme kalitesi ile tanımlanmaktadır. Blockchain’in kendisi iyi korunuyorsa, verilerin bütünlüğü de iyi korunacaktır. Ancak, yüksek kullanışlılık düzeyine sahip çalışır bir zincirde depolama oluşturmak istiyorsak, bu yaklaşımın verimliliğini kısıtlayan sorunları da ele almalıyız: ölçeklenebilirlik ve blok büyüklüğü.

Birkaç megabyte geçmişte kulağa çok fazlaymış gibi gelebilirdi; fakat artık öyle değil. Bir akıllı telefon ile çekilen ortalama bir fotoğraf yaklaşık 3-4 Mb boyutundadır; yani BTC’nin blok büyüklüğünün 3-4 katıdır. Bununla birlikte, sadece blok büyüklüğünün arttırılması işlemlerin yavaşlaması, ağ üzerinde daha fazla baskı olması ve ağın muhtemelen tıkanması anlamına gelmektedir. İşte bu nedenle, blockchain temelli projeler bu zamana kadar ya tx hızından ya da blok büyüklüğünden feragatta bulunmuş ya da zincir dışı çözümleri tercih etmişlerdir.

Blockchain, yeniden düzenlenmiş

ILCoin, 2015 yılında dünyanın 80. kripto parası olarak doğan blockchain temelli bir projedir. Ancak, ILCoin günümüzde bundan çok daha fazlası – sadece 2019 yılında ILCoin’in geliştirici takımı, blockchain gelişimi tarihindeki en önemli iki atılımı gerçekleştirmiştir: %51 saldırısına dirençli C2P konsensüsü ve ölçeklenebilirlik sorununu çözmek üzere tasarlanan bir protokol olan RIFT.

RIFT, verimliliği korumak ve aynı zamanda blok büyüklüğünü arttırmak üzere tasarlanan iki katmanlı bir çözümdür. Bunu başarmak için takımın, çerçevenin dışında düşünmesi ve blockchain’in kendi yapısını yeniden organize etmesi gerekmiştir. RIFT içerisinde iki düzeyli blok bulunmaktadır: normal bloklar ve mini bloklar. Her iki düzey de kendi blok sayısına sahiptir, birbirinden bağımsız olarak senkronize olmaktadır ve referanslar ile bağlıdır.

Bu eşsiz mimari sayesinde ILCoin’in blockchain’i, söz konusu ölçeklenebilirlik, hızlı işlem gerçekleştirme ve büyük blokları verimli bir şekilde kullanma olduğunda büyük bir potansiyele sahiptir.  Sadece bir kaç hafta önce geliştirici takım 5 GB’lik blokları başarı ile test etmiştir. Proje 12 Kasım tarihinde RIFT’i piyasaya sürmek için bir sert çatallaşma (hard fork) başlatmıştır.

RIFT, uygun maliyetli, zincirde veri depolamanın bir gerçek haline gelmesine ilişkin uzun süreçte kilit bir adımdır. Özellikle de piyasaya sürülmesinin ardından proje DCB üzerinden çalışmaya başlayacaktır. DCB; özelleştirilebilir akıllı sözleşmeler, dijital cüzdanlar, evrensel veri depolama ve daha pek çok faydalı işleve sahip olan çok amaçlı bir platformdur. Bu yenilik, sadece blockchain sektörünü değil aynı zamanda dünyayı da değiştirme potansiyeline sahiptir.

ILCoin Blockchain projesi hakkında daha fazla bilgi edinmek için resmi internet sitesini ziyaret edin veya Telegram kanalına katılın.

Sorumluluk reddi:
Bu metin sponsorlu bir makaledir.
Koin Bülteni, yukarıda bahsi geçen herhangi bir ürün ya da hizmetle ilgili hasar ya da kayıplardan sorumlu değildir.
Sponsorlu makale yayınlamak için iletişime geçin! /Contact us!

Kaynak: Koin Bülteni

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz oy kullanılmadı)
Loading...

Yorum Yap